Boks yaparken entellektüel olacaksın! – Posta

Boks yaparken entellektüel olacaksın! – Posta






Röportaj: Canan DANYILDIZ


canan.danyildiz@posta.com.tr


Prodüksiyon: Begüm Baki


Ringlere yıldırım gibi düştünüz, siz kimsiniz Allahaşkına?


Aslen Sivaslıyım, 24 yaşındayım, profesyonel boksta Türkiye’nin tek temsilcisiyim, elimden geleni yapıp Dünya Şampiyonu olmak ve bu dereceyi, ünvanı birkaç kere korumayı istiyorum.


Kaç kardeşsiniz, aileniz İstanbul’da mı?


Evet, ben de doğma büyüme buralıyım, 5 kardeşiz; 4 erkek 1 kız, üniversite 1. sınıfı dondurup boksa yöneldim; 10 senedir boks çalışıyorum.


Herkes futbolcu olmaya çalışırken siz niye boksa başladınız?


Babam boksu çok seviyordu, onun sayesinde oldu aslında tanışmam, sonra ben de çok sevdim. Gerçi babamla boks yüzünden aram açıldı, o da ‘yapamayacaksın’ diyenlerden oldu.


Çok inanmayan oldu mu size?


Deneyimden, yaşımdan belki… Beşiktaş’tan Fenerbahçe Kulübü’ne geçtiğimde çok hırslandım; oraya gittiğimde 2’nci, 3’üncü adam olarak gelmişim sonra Milli Takım’a alındım. Ondan sonra Dünya Şampiyonluğu’na doğru gidiyorsun. Öyle yerlerde insanlar kendilerinin yapamayacakları şeyler için sana da ‘yapamazsın, uğraşma boşuna’ diyorlar.


Tabii beter hırslandınız, değil mi?


Hem de nasıl! Hırsım 10 kat arttı! Eskiden şüphem olurdu, acaba yapabilir miyim diye, sonra çok azmettim, çok çalıştım ve kalmadı. Hayallerimi gerçekleştirdim. Bu ülkede ‘futbol ve diğerleri’ diye bir şey var, risk aldım.


İdolünüz var mıydı? Olmak istediğiniz biri?


Sinan Şamil Sam. O olmasaydı, maçlar kazanmasaydı olmazdı. ‘Onun gibi niye olmayayım’ diyordum. Ama açıkça söylemem gerekirse şimdikilerden hiçbirine özenmiyorum, çünkü hepsinin sonu hüsran oldu. Türklerden bahsediyorum. Dünyadan soracaksan, Canelo Alvarez derim.


Menajeriniz Ahmet Öner’le yollarınız nasıl kesişti?


Ahmet Abi zaten boks maçlarının içinde hem menajerlik hem de organizatörlük yapıyordu; ama onu tanıdığım yıl elindeki Kübalı boksörü ve büyük maçı kaybetmişti. Beni ringe çıkarması için yalvardım. Bana ‘git oğlum başımdan’ dedi. 


Yıldınız mı?


Asla! 3- 4 defa yanına gittim. Başta bendeki ışığı o da görmemiş! ‘Para yok bende oğlum, sana para mara ödeyemem’ dedi. Ben de ‘sponsorum var, yük olmam’ dedim.


Var mıydı gerçekten?


Hayır yok tabii ki! Akdeniz Olimpiyatları’nda derece yapmıştım, o zaman bize biraz para vermişlerdi, onu kast ediyorum, kendi masraflarımı karşılayacağım ama, asıl olay o.


Ahmet Öner size nerede inandı?


Aslında maçı alamaz nasılsa diye bakıyormuş bana, hatta benim ilk çıktığım maçı izlememiş bile, o kadar diyeyim sana! Beni biraz soruşturmuş, görmüş ki; amatörden profesyonele geçmemi istemiyor kulüp. Genelde bir şey vaat edenleri orada engellerler.


İlk maçınızı bile seyretmemiş ama mübarek!


Maçı aldım, ‘tamam burdan yürüyeceğim’ modundayım. ‘Bir şekilde menajerim bana yatırım yapar, gideriz’ diyordum. İlk maçımı kaybetseydim suratıma kimse bakmazdı Canan. Profesyonel hayatım biterdi.


Sonra?


Mart 2014’te Antalya’daydı bu ilk maç, 10 ay Ahmet Abi’yle hiç denk gelmedik, kimse yatırım da yapmadı bana, ama yılmadım, antrenmanlara devam ettim; bu onun çok hoşuna gitmiş. Bir gün Adana’daki bir boks maçı için benim adımı vermiş! ‘Avni de oynasın’ diye şart koşmuş.


“Tatlıses maddi manevi sponsorum”


Çok azimlisiniz! Ahmet Abi’yle nerede denk geldiniz bir daha?


Tesadüf işte, yolda karşılaştık. Ahmet Abi de oturduğum mahalleye taşınmış, arabasıyla giderken yolda beni gördü, konuştuk. 14 Şubat’ta işte o Adana’daki maçı ayarladı bana bu vesileyle. İki maç arası 10 ay ama bu ara!



3’üncü maçınızı merak ediyorum!


3’üncü maçım bir Gürcü’yle. Çok iyi bir boksör, daha deneyimli benden tabii… Ama Ahmet Abi bana ‘kemer’ maçı ayarlamış, federasyondan rica ederek. O gece işte artık Ahmet Öner, ‘tamam’ demiş benim için; vuruşlarımı görmüş ve benimle yürümeye karar vermiş.


Ne istiyordunuz?


Çok para, ünlü olmak? Ben Fenerbahçe Kulübü’nden ayrılırken ‘harcanırsın’ dediler. Çok insan güvenmedi, aslında kendimi kanıtlamaktı isteğim.


Bunalıma girdiniz mi peki?


Bak o 10 ay, antrenman yapıyordum, içime çok kapanmıştım; sonra odama kapanıyordum.


Hiç pişman olmadınız mı peki? Dürüst olun ama!


Bir kere oldum, Ahmet Abi’nin bokstan soğumuş olduğunu görünce, ‘baltayı taşa vurdum’ dedim.


Yaşasın Adana maçı o halde!


Öyle deme, orada boksa çıkacağım boksör kardeşler de beni istemedi; amatörden tanışıyorduk, kıskançlık vardır öyle yerlerde, bildiğin gibi.


İbrahim Tatlıses’in oğlu Ahmet Tatlıses de işin içine giriyor…


O da çok şans! Benim hocam Şahan Gökbakar’a ders veriyordu, bu vesileyle Şahan Abi’yle tanışıyorduk; bir gün onunla Seyrantepe Tatlıses Kebap’tayken Ahmet Tatlıses’le tanışma fırsatım oldu.


Hayatınızda çok acayip tesadüfler var!


Tanıştıktan sonra hayranlığım oluştu ona karşı, ağır abi, reis gibi mesela… Tabii onda da babası İbrahim Bey’den geçme bir yetenek var, keşfetmek gibi.


İsteseniz olmaz!


Gerçekten! ‘Bu çocukta bir ışık var, benim onunla oturup yeniden konuşmam lazım’ diye düşünmüş.


Tatlıses bu işin neresinde?


O ‘manevi destek veriyorum’ diye mütevazılık yapıyor ama maddi manevi sponsorumuz. 3’üncü maçtan beri hep yanımızda. Hatta beni İbrahim Bey’le de tanıştırdı, müthiş bir şey bu. Hatta Miami’deki maçımda benim hakkımda 3 tane tweet de attı. Ahmet Tatlıses de boksla ilgilenmiş yıllarca, yakınmış spora.


”Ringte olduğum sürece aşk yasak


Çok para kazanmaya başladınız mı?


Hayır, daha değil! 1 yıl daha namağlup devam etmem lazım. Ondan sonra para kazanmaya başlayacağım.


Şimdi aileniz bu duruma nasıl bakıyor?


Annem bitanem, babamla da aramı düzelttim. Kardeşim Zekariya da boksla ilgileniyor, gençler milli takım kampına katılacak seneye; o da arkamdan yetişiyor. Sen zirveye geldiğinde sponsorun da, yanında olan da çok olur; asıl önemli olan o zirveye çıkarken yanında olanlar…


Ya aşk? Kızların ilgisi artmıştır! (Gülüyoruz)


Tabii arttı, özellikle Miami’deki maçta başarılı olduktan sonra. Şimdi bir de Miami’ye taşınıyoruz Ahmet Öner’le, ilgi daha da arttı tabii ki ama aşk yasak!


Aaa? Neden?


Boks bütün hayatımı kapsıyor, vakit yok; hayatında biri olunca ona istediğin gibi vakit ayıramazsın ve sorun çıkar. Aşk aklındayken boks yapamazsın ki! ‘Niye aramadı, şimdi niye böyle mesaj attı’ diye diye konsantre olamazsın spora.


‘Sözleşmemde de yazıyor’ demeyin!


Yazıyor! Vallahi! Aşk yok! 2018’e kadar yasak. Benim bütün vaktim gözümü açtığım andan itibaren Ahmet Abi’mle ve Ahmet Tatlıses ile geçiyor. Bütün gün birlikteyiz. Başka bir hayatım yok. Mutluyum ama, yemin ederim. Sevgilim yok!


Dünya Şampiyonu olunca ‘tamam’ diyecek misiniz?


Hayır! Asla! 6 maçta 2 kemerim var, asıl o zaman işim çok zor; para akacak deli gibi, o şanı ve yeteneği bozulmadan korumaya çalışacaksın; hata yapmamak ve zirvede sürekli kalmak çok daha zor olacak. Benim şansım, Ahmet Öner ilk antrenörlüğünü bende yapıyor, onun 18 yıllık deneyimini alıyorum, bu çok iyi bir şans.


Zor bir antrenör mü?


Hem de nasıl! Çocuk gibi azarlar beni! Kızar, bağırır; ama ben hiç kırılmıyorum, kızmıyorum; zihnim açık düşünüp yerine getiriyorum, bakıyorum ki başarılı olmuşum. Ben başarılı olamasaydım, herkes ‘Ahmet Öner’den antrenör mü olurmuş?’ diyecekti!


Masraflı bir iş mi boks?


Bir maça çıkmam ve hazırlığım, 50 bin dolar civarı; çok çok masraflı bir iş, kolay değil. Burada çalışacak boksör yok, mecburen başka ülkelerden insan getirtiyorsun. Miami’ye yerleşmemizin sebebi de bu, orada daha çok antrenman yapabilirim. Orada dil kursuna da gideceğim.


“Ölümden korkmam!”


Korktuğunuz olur mu ringte?


Hayır, ben korkmuyorum; çok korkusuzum gerçekten. Yumruklardan ya da hamlelerden kaçmıyorum; Türk olduğuma zaten inanmıyorlar; Meksikalı ya da Amerikalı diyorlar.


Farklısınız vesselam!


Ringte entellektüel olacaksın, ben kara cahillerden değilim. Hesap ediyorum, düşünüyorum; bodoslama dalmıyorum. Tamam korkusuzum ama cahil cesareti değil benimkisi!


Size ‘bu maçtan sonra öleceksin’ deseler


Öleceğimi bilsem oynarım! O kadar söyleyeyim. Ahmet Öner’de beni çeken şey de bence o; korkum yok; o maça çıkmam gerekiyorsa çıkarım, ölümüne.


Boks yapanların ileride ciddi beyin hastalıkları yaşadığına dair bir genel kanı var…


Bu tesadüf bence. Normal hayatta da Parkinson hastalığına yakalanabilirsin. İlla boks yapman gerekmiyor.


Ağzın gözün dağılıyor boksta ama… Misal sizinki ilk burnunuz değil!


Evet, darbe aldım, ne olmuş? Yaralanabilirsin; sonra geçer. Komik ama boksörlerin çoğu korkaktır.


Boksun şiddetle bir bağı var hep, siz de şiddete yakın biri misiniz?


Hayır, asla! Serseri, hırçın biri hiç olmadım! Beni herkes efendiliğimle bilir, her yerde. Yumuşak bokstan hoşlanmıyorum, biz yeni çağın gladyatörleriyiz. Yazar Hemingway bile boksa aşıkmış düşünsene! Sadece şiddet değil bu, güç!


“BiTTi diyenler şimdi hayran”


Miami’deki maçta efsane oldunuz!


Çok büyük gururdu! Ahmet Öner aslında büyük bir kumar oynadı; karşıma çok büyük bir boksör çıkardı. Glen Johnson, Amerikalıların efsane bir ismi. Çok büyük riskti gerçekten.


Ne hissettiniz?


Miami’deki maçı kazanmam benim doğumum oldu. İbrahim Tatlıses ‘Miami’deki maçı kazanmadan gelme!’ demişti; gerçekten de kazandıktan sonra tanışma fırsatım oldu.


Şımarmadınız mı hiç?


Şımarmak değil de, kendini kanıtlamaktı bu. Sana baban bile ‘yapamazsın, edemezsin’ demiş. Şimdi o inandığın şeyi başarıyorsun hem de yanında müthiş isimlerle. Bitti gözüyle bakanlar, hayranlık duymaya başladı.


İbrahim Tatlıses’le konuşmanız nasıldı?


Bana çok nasihat verdi, ‘Yalnızca işinle anıl, kumarcı, sarhoş boksör, demesinler’ dedi. ‘Ben sahneye çıkarken her şeyi unuturdum. Senin de işin çok önemli olsun’ dedi. ‘Yükseldikçe küçülmelisin’ diye de ekledi.


Bu yaşa kadar kaç maça çıktınız?


100’ün üzerinde… Yüzde 80’ini hep kazandım ama; onu söyleyeyim. Türkiye’deyken kimse amatörde zirvedeyken profesyonele geçmez, uyanıklık yaparlar. Amatörde 1’inci adamken ben hadi eyvallah dedim.


Profesyonellik yalnızlık galiba


Hem de ne! Risk alıyorsun, hem de imkanların daha iyiyken! Ben ‘geri dönmeyeceğim’ dedim, belki aslan burcu olmamın da etkisi var.


Siz neden başarılı oldunuz sizce? Ne var sizde?


Benim en önemli tarafım ahlakım bence. Parayı öne koymuyorum, başarı istiyorum, başarıya susamış biriyim; gerçek bir sporcuda da bu gerek.

loading...

Bunlarıda Okuyunuz:

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler:
Bugün Eklendi: 20 Eylül 2015

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın


%d blogcu bunu beğendi: